arama

FREE STATE OF JONES- ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI Analizi

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Nail ERFALAY
  • 1 Star
    Loading...

Mississippi’nin bugün hâlâ gururla andığı kahraman evlatlarından Newton Knight’ın ilham veren hikâyesini Hollywood’un görkemli prodüksiyon imkanlarıyla perdeye taşıyan “Özgürlük Savaşçısı”, İç Savaş sırasında Jones County’de örgütlediği direniş hareketiyle sivrilerek işi bağımsızlık ilanına kadar götüren bu renkli karakter üzerinden ABD’nin kuruluş günlerine yolculuk etme fırsatı sunuyor izleyicisine.

Hikâye, cephede günlerini yaralı askerleri kurtarmaya çalışarak geçiren Newton Knight’ın ‘patronların savaşı’nı sürdürmek hususunda kendini sorguladığı bir dönemde açılıyor. Zorla askere alınarak cepheye sürülmüş yeğeni Daniel’ın trajik ölümünün ardından, Jones bu kirli savaşı sürdürmemek konusunda kararını veriyor. Konfederasyon Ordusu’nun dağınık vaziyetinden faydalanarak cepheden sıvışan ve ailesiyle buluşan Knight, evdeki durumun da cephedekinden pek farklı olmadığını anlıyor kısa sürede. Savaşın yükünü sırtlamış yerli halk, ordunun hasatın çoğuna el koymasından ötürü yarı aç yaşam mücadelesi vermekte. Hasta çocuklara doktor bulunamıyor. Üstelik Güney illerinde ırkçılık zirve yapmış ve siyahiler her zamankinden daha kötü şartlara mahkûm. Yönetmen Gary Ross’un Newton Knight’ın direnişine sebebiyet veren ordu baskısını resmettiği bu bölüm, Amerikan toplumunun bugün bile sancılarını çektiği ırk ayrımı sorununun köküne inme fırsatı da veriyor seyirciye. Newton Knight’ın hareketini Amerikan tarihindeki benzerlerinden ayıran da, ırk ayrımcılığına karşı takındığı sert tavır aslında. Köylülerin ve bilhassa kadınların ordunun baskınları karşısındaki çaresizliğine fevkalade içerleyen Knight, düzenli tüfek talimleriyle halkı direnişe çağırdığında, dosttan çok düşman ediniyor elbette. Lakin bir süre sonra savaştan bunalmış köylülerin Newton Knight’ın etrafında toplanmasına mâni olmak, ordunun en gaddar subayları için bile imkansız hale geliyor.

TARTIŞMA YARATAN BİR AŞK

Jones’un politik kariyerini sakatlayan ve onu hedef tahtasına oturtan, eski köle Rachel’la ilişkisi oluyor. Karısını ve çocuklarını terk etmek pahasına Rachel’a aşkını tercih eden ve her türlü ırkçı saldırıya göğsünü siper eden Newton Knight, İç Savaş’ın bitmesi ve köleliğin resmen kaldırılmasıyla rahata ereceğini umuyor ama ne fayda… Aslen Hollywood’un emektar senaristlerinden biri ve “Açlık Oyunları” (The Hunger Games), “Zafer Yolu” (Seabiscuit), “Yaşamın Renkleri” (Pleasantville) gibi kalburüstü filmlerin yönetmeni olan Gary Ross, Newton Knight’ın öyküsü ekseninde Amerikan tarihinin köklerine indiği “Özgürlük Savaşçısı”nda epik ölçekte bir projenin altından başarıyla kalkmış. Henüz açılış sahnesinde İç Savaş’ın yıkıcılığını çarpıcı biçimde resmeden ve gerçekçi atmosferinin temellerini atan Ross, film boyunca en büyük desteği başroldeki Matthew McConaughey’nin yüksek enerjisinden alıyor. Mel Gibson’ın “Vatansever”deki (Patriot) ve Daniel Day Lewis’in “Son Mohikan”daki (The Last of the Mohicans) oyunlarını aratmayacak şekilde filmi neredeyse sırtında taşıyan McConaughey, Amerikan tarihinin bu tartışmalı karakterine gerçekçi ve etkileyici bir yorum getirmiş.